Manzur Mensur Ne Demek?
İzmir’de, bir kafede arkadaşlarla oturuyorum. Herkes muhabbet ediyor, bir yandan da kahkahalar havada uçuşuyor. Birden biri, bir kelimeyi yanlış söylese de kimse fark etmiyor. Ama ben fark ediyorum, çünkü bir kelime var ki, “manzur mensur,” o kadar eğlenceli ve bir o kadar kafa karıştırıcı ki, hemen konuya giriyorum: “Manzur mensur ne demek, hadi biraz buna bakalım!” Tabii herkesin gözleri bana döndü, çünkü, hani biz de “Manzur mensur”u her an duyuyoruz ama gerçekten ne anlama geliyor, kimse bilmiyor.
Ben de diyorum ki: “Şu kelimelere biraz göz atalım, belki bir anlam derinliği buluruz. Yoksa şu an hepimiz birer ‘manzur mensur’ muyuz?”
Manzur Mensur: Kelime mi, Durum mu?
Manzur mensur ne demek, diye bir bakınca aslında çok ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. “Manzur” kelimesi, “onaylanmış” ya da “kabul edilmiş” anlamına gelirken, “mensur” kelimesi de “yaygın, bilinen ya da sıradan” anlamlarını taşır. Yani aslında, bu ikili kelimeyi bir arada düşündüğünüzde, “onaylanmış sıradanlık” gibi bir anlam çıkıyor.
Hadi bunu daha da basitleştirelim: “Manzur mensur” demek, “tamam, kabul ettim, ama çok da heyecanlanmayın, her şey normal” demek gibi bir şey. Durum böyle olunca, bu kelimeyi biraz daha mizahi bir şekilde hayatımıza dahil edelim.
Bir Kahve Molasında Manzur Mensur
Bir kahve içimi, günün sonu geldiğinde arkadaşım Serkan birden başladı:
“Ya bu ‘manzur mensur’ işini tam olarak çözemiyorum, bir anlıyor gibiyim, sonra unutur gibi oluyorum.”
Ben de diyorum ki:
“Serkan, bu hayatın gerçekliği gibi bir şey; herkes onaylıyor ama kimse tam olarak anlamıyor. Hani, ‘tamam ya, öyle diyorsan’ dediğimiz an var ya, işte o! Aslında, kabul etmiş ama hiç de fazla derine gitmemişsin demek.”
Serkan kafasını sallayarak bir kahve daha söyledi. “Vay be, demek ‘manzur mensur’ bir şeyin ne kadar ‘normal’ olduğunu onaylamakmış.”
“İşte tam olarak!” diye cevap veriyorum, içimden, “Çok derin bir şey konuştuk, değil mi?” diyorum, ama tabii buna kimse dikkat etmiyor.
Manzur Mensur, Sadece Bir Kelime mi?
Bazen ‘manzur mensur’ ifadesini sadece kelimelerle sınırlı tutamayız. Gündelik hayatta yaşadığımız pek çok durum, aslında tam anlamıyla bir “manzur mensur”dur. Bunu anlamanızı biraz daha somutlaştırmak gerekirse:
Bir gün, iş yerinde patronum bana yeni bir proje vermişti. Hemen başladı:
“Bu projeyi sen yapacaksın, kabul ediyorsun değil mi?”
Ve ben… Tabii ki, kabul ettim!
Ama içimden şunu geçirdim: “Manzur mensur ya, ne yapalım, kimse de hayır demiyor.” Çünkü bu kelime aslında hayatın her alanında, gözümüze sokulmasa da, çoğu zaman durumun tam olarak ifade edilemeyişinin gizli bir tanımını yapıyor.
Manzur Mensur’un Hayatımıza Yansıması
Bir gün arkadaş grubuyla geziyoruz, havalar çok güzel, deniz, sahil… Ama tabii ki, hepimizin içinde “manzur mensur” anlayışı var. Benim de içimden şöyle bir düşünce geçiyor: “Hadi bakalım, şu an herkes iyi durumda ama kimse bu gezinin amacını sorgulamıyor.” Herkes keyifli ama herkesin kafasında bir soru var mı? “Nereye gidiyoruz, neden gidiyoruz?”
İşte o anda bir arkadaşım, “Ya bu gezinin amacı ne? Manzur mensur takılıyoruz işte!” diyor.
Ve hepimiz birden gülüyoruz çünkü aslında doğru söylüyor. Bir anlamda, yaşamda çoğu zaman “manzur mensur” gibi takılıyoruz, onaylıyoruz ama sorgulamıyoruz.
Manzur Mensur, Herkesin Durumu Olabilir mi?
Tabii, işin en eğlenceli tarafı, “manzur mensur”un sadece bir kelime değil, aslında bir hayat biçimi olması. Gündelik hayatta, her konuda birinin size “Onayladım, tamam kabul” demesi aslında bir “manzur mensur” olayı. Hiçbir sorgulama, hiçbir heyecan yok. Bir şey oluyor, herkes onaylıyor, ama kimse de gerçekten bunun ne anlama geldiğine inanmıyor.
Bir akşam bir arkadaşım bana, “Ya sen ne kadar derin bir insansın, her şeyi sorguluyorsun.” dedi.
Ben de cevap verdim:
“Derin olmak zorunda mıyım? Hadi gel, manzur mensur kabul edelim, her şey yolunda.”
Ve o an, hayatın bazen sadece “tamam, kabul” demekle geçtiğini fark ettim.
Sonuçta Manzur Mensur Ne Demek?
Sonuç olarak, “manzur mensur” bir kelime değil, daha çok bir hayat durumu. Bazen “tamam, kabul ettim” demek, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmez. “Onaylanmış sıradanlık” ya da “sadece kabul etme hali” diyebiliriz. Bazen hayatımızda derin anlamlar ararken, her şeyin basit ve kabul edilmiş olduğunu kabul etmek de bir seçenek olabilir.
Yani, İstanbul’un o kalabalık caddelerinde, bir kafede, evde veya arkadaşlarla otururken aslında hayatımızdaki birçok şey birer “manzur mensur”dur. Sadece kabul ediyoruz, her şey normal, ama kimse tam olarak ne olduğunu sorgulamıyor.
Bir gün birisi size, “Manzur mensur ne demek?” diye sorarsa, gülümseyin ve deyin ki:
“Bazen hayatı olduğu gibi kabul etmek gerekir. Hadi gel, bir kahve içelim.”