Bilişim Hangi İki Kelimeden Oluşur? Teknolojinin Hızlı Dünyasında Bir Gezi
Hayatın tam ortasında, İstanbul’dan İzmir’e taşınırken bir anda kendimi “bilişim” kelimesinin ne demek olduğunu sorgularken buldum. “Bilişim hangi iki kelimeden oluşur?” sorusunu sorarak başladım. Çünkü, bir genç olarak teknolojiyle iç içeyken, bazen kelimeler birbiriyle o kadar harmanlanıyor ki, anlamlarını unutuyoruz. Neyse ki, ben 25 yaşındayım, arkadaş ortamımda sürekli espri yaparım ve içten içe her şeyin üzerine fazlaca düşünürüm. Bu yazıyı, kendimi biraz eğlendirerek ama aynı zamanda düşündürerek kaleme almak istiyorum. Gelin, hep birlikte bu iki kelimenin etrafında dolaşalım.
Bilişim: Bilgi ve İşlem
Evet, doğru duydunuz. Bilişim, aslında “bilgi” ve “işlem” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Şimdi, bana sorarsanız, bu bilgi ve işlem işi bir nebze karmaşık ama yine de içinden çıkılası bir şey. Mesela, bilgisayarımın başına geçtiğimde, bir türlü açılmayan bir program karşısında yaşadığım ruh hali ile “bilişim” arasındaki bağ bambaşka!
İç ses: “Bu ne böyle ya? Tüm günü, ‘Ctrl+Alt+Del’ yaparak mı geçireceğim? Bilişim böyle bir şey mi gerçekten?”
Ama şaka bir yana, aslında bilişim tam da bu tür anları ifade eder. Bazen bilgiye ulaşabilmek, bazen de o bilgiyi işlemenizi sağlayacak aracın (yani bilgisayarın) bir şekilde ayarlarının bozulması! Evet, bilgisayarlarımız bizlere “bilişim” deneyimi sunarken, biz de buna “şimdi ne yapacağım?” diye tepki veririz.
Eski Teknolojik Anılar: Tam O An!
İzmir’de arkadaşlarımla buluştuğumda, en çok “bilişim” hakkında espriler yaparız. Geçenlerde bir arkadaşım “bilişim hangi iki kelimeden oluşur?” diye sordu. Ben de, her zaman olduğu gibi, bir espriyle cevap verdim:
“Bilişim, bilgisayar ve çözüm bulamama arasında bir uçurum!” dedim.
Herkes gülerek “evet ya!” diye onay verdi, ama içimden düşündüm: Bilgisayar gerçekten bazen bir çözüm aracı olmanın ötesine geçip, tam tersi bir baş belasına dönüşebiliyor.
Bir örnek vereyim: O gün, bilgisayarımın hard diski bozuldu. Ne oldu? “Bir saniye, bu kadar bilgi depolama kapasitesine sahip bir cihaz nasıl olur da birkaç saatte açılmaz?” diye sorguladım. Bilgi ve işlem arasında kaybolan zaman, bence bilişimin en gerçek yüzüydü.
Teknolojiye Veda mı, Yoksa Yeni Başlangıç mı?
İzmir’de, bir sabah güne başlarken, bir arkadaşım beni aradı ve bilgisayarının internete bağlanamadığını söyledi. Hemen çözüm önerilerimi sıraladım:
“Wi-Fi’yi açıp kapat, modemi resetle, ağ ayarlarına bak” dedim. O kadar mantıklı geliyordu ki! Sonra bir düşündüm: Bu ne kadar da “bilişim” değil mi?
İç ses: “Ama gerçekten bu kadar kolay mı? Bilişim, gerçekten Wi-Fi açıp kapatmakla mı çözülüyor?”
O anda fark ettim ki, belki de teknolojiye olan tüm bakış açımız, sıkıcı olsa da sorunları çözmenin en basit yolunu aramakla sınırlı. Tabii, bu durumda espri yapmak, insanı rahatlatıyor. Teknolojik bir problemle karşılaştığınızda ne yaparsınız? Çözümün hemen orada olduğunu düşündüğünüz için rahatlar, sonra da “bilişim” konusunu ne kadar yüzeysel anladığınızı fark edersiniz.
Bilişim Hangi İki Kelimeden Oluşur? Benim Cevabım: Beni Çıldıran Bütün Çözümler
O gün, bilişim kelimesinin iki temel bileşeni olan “bilgi” ve “işlem” arasında sıçramalar yaparak düşündüm. Bilişim, bazen doğru bilgiye sahip olup yanlış işlem yapmamıza yol açarken, bazen de doğru işlem yapıp yanlış bilgiye ulaşmamıza neden oluyordu. Yani her şeyin bir karışımıydı.
Bir ara, bilgisayarımda “bilişim” ile ilgili araştırmalar yaparken, Google’ın bana bir önerisi çıktı: “Bilişim nedir?” İşte, şimdi geliyorum en can alıcı kısma… Benim gibi teknolojiyi kullanan bir insanın bu soruya “Bilişim, bilgi ve işlem” demesi biraz tuhaf olurdu. Çünkü, bilişim derken her zaman başka şeyler de akla geliyor. Mesela, bizim İzmir’deki tatlı yaz akşamlarımızda açıp kapattığımız Wi-Fi’ler, sonunda ağ ayarlarının sıfırlanması ve çözümün ertesi güne bırakılması.
Arkadaşım: “Ya ama gerçekten bilişim, sadece işlem yapabilmek mi?”
Benim cevabım çok net oldu: “Bilişim, aslında her zaman çözüme ulaşamama sanatı!”
Sonuç: Bir Tıkla Bilişim, Bir Tıkla Depresyon!
Bilişim, hayatımızın her anına dokunan, bazen kolay bazen zor, ama her zaman karşılaştığımız bir kavram. Bilgisayarlar, telefonlar, internet derken, hayatımızda birçok şeyi kolaylaştıran bir dünyaya adım attık. Ancak bu dünyada bazen küçük sorunlar büyük problemler yaratabiliyor. Ama komik olan şu ki, çözümün aslında çok basit olduğunu bildiğimiz halde, bazen bilgiyi işlemek çok daha karmaşık hale gelebiliyor.
Ve bilişim, bana göre her zaman bilgi ve işlemden çok, “başımıza gelen sorunları çözmeye çalışırken stres yapma” halini de içinde barındırıyor. Sonuç olarak, bilişim, sadece iki kelimeden oluşmaz. Bilişim, bir tıkla hayatı kolaylaştırmak ve o tıklama ile tam tersine çözümü bulamayarak daha da karmaşık hale gelmektir. İzmir’deki bir kafede Wi-Fi’yi tekrar açıp kapatmak, aslında bu yazıyı yazarken bile içsel bir çatışma yaratabiliyor.
İç ses: “Bilişim bu kadar mı zor? Belki de hayat bu kadar karmaşık olmamalı.”
O yüzden, son olarak şunu söylemek istiyorum: Bilişim, iki kelimeden fazlasıdır. Bilişim, bazen “bilgi” ile “işlem” arasında kaybolan bir süreçtir. Ama bu süreç, bizi düşünmeye, sorgulamaya ve kahkahalarla baş etmeye sevk eder.