İçeriğe geç

Şerit metreyi kim kullanır ?

Şerit Metreyi Kim Kullanır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış

Şerit metre, sıradan bir ölçüm aracı gibi görünebilir; ancak günlük yaşamda fark etmesek de, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle ilgili pek çok önemli soruyu gündeme getirebilir. Hangi gruplar bu aracı kullanıyor? Kimler bu aracı kullanmakta zorlanıyor ya da hiç kullanmıyor? Bu sorular, aslında toplumsal yapımızı anlamak adına bize çok şey anlatabilir. Ben de bir sivil toplum çalışanı olarak, İstanbul’un sokaklarında, ofiste, toplu taşımada sıkça gözlemlediğim sahneler üzerinden bu soruya farklı bir bakış açısı sunmak istiyorum.

Toplumsal Cinsiyet ve Şerit Metre Kullanımı

Şerit metreyi kim kullanır sorusuna önce toplumsal cinsiyet penceresinden bakmak ilginç olabilir. Çoğu zaman, bu gibi araçlar “erkek işi” olarak algılanır. İnşaat sektöründe, marangozlukta ya da teknik işlerde çalışan erkeklerin elinde şerit metreyi daha sık görürüz. Bu, yıllar içinde oluşturulan cinsiyet rollerinden bir yansıma. Mesela, işyerinde bir kadın olarak, projelerde ölçüm yapmak ya da şerit metre kullanmak bana bazen tuhaf bir şekilde garip gelebiliyor. Erkeklerin çoğunlukta olduğu bir ortamda, aracı kullanmak bir tür ‘beklenenin dışında’ olmak gibi hissedebiliyorum. Toplumsal cinsiyet rolleri, aslında şerit metre gibi araçların kullanımını bile etkiliyor.

Bu durumu, bir akşamüstü toplu taşımada gözlemlediğim bir sahneyle somutlaştırabilirim. Bir grup işçi, günün sonunda evlerine gitmek üzere metroya binmişti. Bir tanesi, şerit metreyi cebinden çıkarmıştı ve diğerlerine bir şeyler ölçüyordu. Hemen etrafındaki erkekler, “Ne ölçüyorsun, ölçüm yapma, birader” diye takılıyorlardı. O an fark ettim ki, bu tür araçlar sadece bir ölçüm aracı değil, aynı zamanda cinsiyetin ve iş gücünün bir simgesine dönüşebiliyor. Bu küçük anekdot, aslında toplumun bu araçları nasıl farklı gruplara atfettiğine dair önemli ipuçları veriyor.

Çeşitlilik ve Şerit Metre Kullanımı

Şerit metre kullanımı yalnızca toplumsal cinsiyetle değil, aynı zamanda toplumsal çeşitlilikle de ilgilidir. İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde, farklı etnik kökenlerden ve sosyo-ekonomik seviyelerden gelen insanlar arasında bu tür araçların kullanımı da farklılık gösteriyor. Mesela, mahallemin daha varlıklı kesimlerinde, kendi apartmanlarında bir tadilat yaparken şerit metreyi kullanmak oldukça yaygınken, aynı semtte daha düşük gelir grubundaki ailelerde bu tür araçların eksik olabildiğini gözlemliyorum. Birçok kişi, küçük çaplı işlerini yapmak için şerit metreye ihtiyaç duyarken, bazen bu tür araçlar gerçekten lükse dönüşebiliyor. Çeşitlilik, sadece kültürel ya da etnik farklar değil, aynı zamanda ekonomik farklılıkları da içeriyor. Bu da şerit metre gibi basit araçlara erişimin, bazı gruplar için ne kadar zor olabileceğini gösteriyor.

Bir diğer açıdan bakıldığında, şerit metreyi kullanmak bazen öğrenme fırsatlarının sınırlı olduğu topluluklarda bile bir beceri meselesi haline gelebiliyor. Çocukken, mahallemdeki bazı arkadaşlarım, şerit metreyi kullanmak yerine ölçüm yapmak için en kolay yolu seçerlerdi: ellerini, gözlerini ya da ayaklarını kullanırlardı. Bu, bazen sahip oldukları araçların sınırlılığıyla ilgiliydi, bazen de öğrenim düzeyinin etkisiyle. Bu açıdan bakıldığında, toplumsal çeşitliliğin, basit gibi görünen bir aracın kullanımı üzerinde nasıl bir etkisi olabileceğini daha iyi anlıyoruz.

Sosyal Adalet ve Şerit Metreye Erişim

Sosyal adalet perspektifinden, şerit metreyi kim kullanır sorusu, aslında daha derin bir sorunu da gözler önüne seriyor: Erişim eşitsizliği. Hepimizin yaşamında belirli araçlara ve gereçlere ulaşabilme fırsatları farklı. Eğitim, gelir seviyesi, cinsiyet, yaş, fiziksel engeller gibi faktörler, şerit metre gibi basit araçları kullanma biçimimizi etkileyebilir. Bu, belki de çoğu zaman fark etmediğimiz ama toplumun yapısını şekillendiren bir ayrımcılık biçimi.

Örneğin, ofiste bir projede çalışırken, erkek arkadaşlarım çoğu zaman şerit metre kullanırken, ben daha önce bu tür bir araçla deneyimim olmadığı için tereddüt edebiliyordum. Bu, sadece deneyim eksikliğinden kaynaklanıyordu, fakat şerit metreyi kullanmanın getirdiği güvensizlik, toplumsal cinsiyet rollerinin bir etkisi olarak benim için daha yoğun bir şekilde hissediliyordu. Erkeklerin çoğunlukta olduğu bir iş ortamında, teknik araçları kullanmak, toplumsal beklentilere karşı durmak gibiydi. İşte tam da bu noktada sosyal adaletin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum. Erişimin eşit olması, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve kültürel bariyerleri de aşmayı gerektiriyor.

Sonuç: Şerit Metreyi Kim Kullanır?

Şerit metreyi kim kullanır sorusu, aslında çok basit bir sorudan çok daha fazlasını barındırıyor. Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla birleşerek, bir toplumun nasıl yapılandığını, kimlerin hangi araçlara ve becerilere erişebildiğini sorgulamamıza olanak tanıyor. Günlük yaşamda, şerit metre gibi basit bir aracın etrafındaki toplumsal kodları çözmek, toplumumuzun eşitsizliklerini ve fırsat eşitsizliklerini anlamak adına önemli bir adım olabilir.

Her ne kadar İstanbul’da sokakta, ofiste ya da toplu taşımada şerit metreyi çoğunlukla erkeklerin elinde görsek de, şunu unutmamalıyız: Bu araç, sadece bir ölçüm aracı değil, aynı zamanda daha derin toplumsal yapıları ve eşitsizlikleri de gösteriyor. Şerit metreyi kim kullanır? Belki de cevabı, toplumumuzun hangi değerleri ve fırsatları nasıl paylaştığına dair çok şey anlatıyordur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
elexbet giriş adresihttps://tulipbett.net/