Soğuk Bir Kayseri Akşamı ve İçime Çöken Sessizlik Kayseri’de kışın nasıl olduğunu anlatmak zor değil ama yaşamak bambaşka bir şey. Soğuk burada sadece hava değil; insanın içine de işliyor. O akşam dışarıda ince ince yağan kar, sokak lambalarının altında parlayarak yere düşüyordu. Evime döndüğümde yüzüm donmuş, ellerim hissizleşmişti. Anahtarı çevirdiğimde içimde tek bir şey vardı: sıcaklık. Sadece bedenim için değil, ruhum için de. Ama kapıyı açar açmaz hissettim… Bir gariplik vardı. Sessizlik. Kombi normalde eve girdiğim anda hafif bir uğultuyla beni karşılar, sanki “merak etme, buradayım” der gibi çalışırdı. Ama o gün susmuştu. O sessizlik insanın içine çöken türdendi. Montumu…
Yorum Bırakİlginç Kesitler Yazılar
Genç yaşta kolon kanseri olunur mu? Bir mesajla başlayan o uzun gece Bazı günler var, normal başlıyor gibi olur ama akşama doğru hayatın rengini değiştirir. O gün de öyleydi. Kayseri’de soğuk bir akşam. Evde çay koymuşum, telefon elimde yarım kalmış bir dizi açık. Gün sıradan, hatta sıkıcı bile diyebilirim. Sonra WhatsApp’tan bir mesaj geldi. Üniversiteden bir arkadaşım: “Bir şey soracağım… Genç yaşta kolon kanseri olunur mu?” Mesajı okuduğum an durdum. Parmaklarım ekrana kilitlendi. Çünkü bu tür sorular genelde meraktan gelmez. İçinde bir şey taşıyarak gelir. O an hissettiğim şeyi saklamayacağım: içime hafif bir korku oturdu. Sanki o soru bana değil…
Yorum Bırak2025’te Kocakarı Soğukları: Mart Ayının İçime İşleyen Sessizliği Catmedya takipçilerine özel hazırladığımız bu içerikte “2025’te kocakarı soğukları ne zaman başlıyor” hakkında önemli bilgiler paylaşacağız. Kayseri’de Mart ayı her zaman biraz tuhaf gelir. Ne tam kış biter ne de bahar gerçekten başlar. Bir gün güneş insanı kandırır gibi ısıtır, ertesi gün rüzgâr sokakları yeniden buz gibi keser. 2025’in Mart’ı da farklı değildi. Ama o yıl, “kocakarı soğukları” dediğimiz o eski, inatçı soğuk dalga sanki biraz daha uzun sürdü, biraz daha içime işledi. Ben 25 yaşındayım. Günlük tutmayı bırakmayanlardanım. Bazen yazdıklarım sadece hava durumu olur, bazen bir sokak lambasının titreyen ışığı, bazen…
Yorum BırakGeçmişi anlamak, bugün söylenen bir sözün sadece anlamını değil, hangi dünyada üretildiğini de görmeyi gerektirir. Hadisin Konusu: “Arapları üç şeyden dolayı seviniz” Rivayeti İslam literatüründe zaman zaman şu ifade dolaşıma girer: “Arapları üç şeyden dolayı seviniz; çünkü ben Arapım, Kur’an Arapçadır ve cennet ehlinin dili Arapçadır.” Bu söz, modern tartışmalarda hem dini hem de etnik kimlik bağlamında sıkça referans verilen ancak hadis usulü açısından ciddi tartışmalara konu olan rivayetlerden biridir. Metnin Kaynağı ve Hadis Usulü Açısından Durumu Hadis ilmi açısından bir rivayetin değerlendirilmesi, yalnızca anlamına değil, isnad zincirine ve ravilerin güvenilirliğine dayanır. Klasik hadis kaynaklarında bu rivayet sahih hadis kitaplarında…
Yorum BırakTriger kayışı kaç para? Bir arızanın, bir günün ve içimde kalanların hikâyesi Catmedya okuyucularına özel bu yazımızda “Triger kayışı kaç para” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz. Kayseri’de sabahlar hep biraz sert başlar. Hava ister yaz olsun ister kış, insanın yüzüne çarpan o keskinlik değişmez. Ben 25 yaşındayım. Günlük tutarım. Bazı şeyleri içimde tutamam, yazıya dökerim. Bu hikâye de öyle başladı; sıradan bir gün gibi görünen ama içimde uzun süre yankılanan bir gün. O sabah hiçbir şey farklı değildi aslında. Kahvemi içmiş, işe geç kalmamak için acele etmiş, anahtarı cebime koyup çıkmıştım. Arabamı çalıştırırken o sesi duydum. İlk başta önemsemedim. Her araba…
Yorum BırakKeton nedir tıpta? Vücudun görünmeyen enerji sistemi üzerine bir yolculuk Catmedya ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Keton nedir tıpta” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Bazı kavramlar var, ilk duyduğunda çok teknik geliyor ama içine girdikçe aslında hayatın tam ortasında durduğunu fark ediyorsun. “Keton nedir tıpta?” sorusu da benim için tam olarak böyle bir şey oldu. Konya’da yaşarken, bir yandan mühendislik mantığıyla veriye bakmaya çalışıyorum, bir yandan da insan tarafım sürekli “bu vücut nasıl bu kadar akıllı çalışıyor” diye sorguluyor. Bir sabah erken saatlerde, kampüs yolunda yürürken aklıma takılmıştı bu konu. Hava soğuktu, nefesim buhar oluyordu ve içimden iki ses aynı…
Yorum BırakCatmedya ailesiyle yeniden buluşuyoruz; bu kez konu başlığımız Amel defterini yazan melekler kimlerdir. Amel defterini yazan melekler kimlerdir? Toplumsal hafıza, normlar ve görünmeyen kayıtlar İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken sık sık şu düşünce zihne takılır: Bir toplumda “doğru” ve “yanlış” nasıl yazılır, kim tarafından kaydedilir ve kim tarafından sürekli yeniden okunur? Bu soru ilk bakışta teolojik bir çerçeveye ait gibi görünse de, sosyolojik açıdan bakıldığında çok daha geniş bir anlam alanına yayılır. Çünkü toplumlar yalnızca kurallarla değil, aynı zamanda görünmeyen kayıt sistemleriyle işler. İnsanların birbirini izlediği, değerlendirdiği, hatırladığı ve zamanla yeniden anlamlandırdığı bu sistem, sembolik olarak “amel defteri” metaforuna oldukça benzer.…
Yorum BırakHarp Malulü Gazi Ne Anlama Gelir? Kavramın Kendisi Neden Bu Kadar Tartışmalı? “Gazi” kelimesi Türkiye’de duygusal bir ağırlık taşır, buna itiraz etmek zor. Ama işin içine “harp malulü” girdiğinde konu sadece duygudan çıkıp hukuk, bürokrasi ve toplum algısının çarpıştığı karmaşık bir alana dönüşüyor. Açık konuşmak gerekirse, bu kavram çoğu insanın sandığından daha net ama aynı zamanda daha problemli. Harp malulü gazi, en basit haliyle savaş, çatışma veya görev sırasında ciddi şekilde yaralanıp bedensel ya da ruhsal kalıcı kayıp yaşayan ve bu nedenle “malul” sayılan asker veya güvenlik görevlisini ifade eder. Ama bu tanım, resmi metinlerde ne kadar düzgün durursa dursun,…
Yorum BırakGiriş: Günlük Bir Nesnenin Sosyolojik Ağırlığı İnsanın gündelik yaşamda en sıradan gördüğü nesneler, çoğu zaman toplumsal yapının en derin katmanlarını görünür kılan anahtarlardır. “Sandviç alüminyum folyoya sarılır mı?” sorusu ilk bakışta yalnızca pratik bir mutfak meselesi gibi görünür. Ancak bu basit eylem, aslında bireylerin alışkanlıklarını, kültürel kodlarını, sınıfsal konumlarını ve hatta toplumsal normlara uyum süreçlerini anlamak için verimli bir başlangıç noktası sunar. Bu yazı, sandviçin alüminyum folyo ile buluşmasını yalnızca bir saklama tekniği olarak değil; toplumsal yapıların birey üzerindeki etkisini, bireylerin de bu yapıları nasıl yeniden ürettiğini anlamaya çalışan bir perspektiften ele alır. Çünkü gündelik olan, çoğu zaman en politik…
Yorum BırakAmbalajlı Ürün Nedir? Tarihsel Bir Perspektiften Malzemenin, Ticareti ve Günlük Yaşamın Dönüşümü Bugünün konusu Ambalajlı ürün nedir. Catmedya olarak bu başlığı sade başlıklarla sizlere sunuyoruz. Geçmişi anlamak, bugün elimizde tuttuğumuz sıradan bir nesnenin bile aslında uzun bir toplumsal dönüşümün sonucu olduğunu fark etmeyi sağlar. Ambalajlı ürün kavramının kökenleri: korunmadan ticarete Ambalajlı ürün, en temel anlamıyla bir malın dış etkenlerden korunması, taşınması ve saklanması amacıyla çevrelenmiş hâlidir. Ancak bu basit tanım, tarihsel süreç içinde oldukça karmaşık bir ekonomik ve kültürel dönüşümün sonucudur. Antik çağlarda koruma ve taşıma ihtiyacı İlk ambalaj biçimleri, insanlığın yerleşik hayata geçmesiyle birlikte ortaya çıktı. Tahılların çömleklerde, zeytinyağının…
Yorum Bırak